Pazar, Mayıs 26, 2019

II. MARAŞ KONFERANSI’NIN SONUÇ BİLDİRGESİ

Maraş, Alevi ve Kürt kimliğiyle tarihsel olarak bir direniş merkezi oldu. Dolayısıyla Yavuz Sultan Selim dönemiyle başlayıp Osmanlıya, İttihat Terakki ve Cumhuriyet’e kadar katliam ve soykırımlarla bastırılmaya çalışıldı; her dönem de yeniden saldırıya maruz kaldı. Yeniden direniş sergiledi. Bu direniş geleneği Cumhuriyetin ilk yıllarında göçebe olup dağda yaşayan aşiretlerin bataklıklarda  “mecburi iskan” a tabi tutulmasıyla yok edilmek istendi.

Fakat Maraş’lı Kürt Aleviler adeta kendi küllerinden yeniden doğarcasına 70’ler de varlıklarını tekrardan göstermeye başlayınca 1978 yılında gerçekleştirilen Maraş Katliamı ile tekrardan hedef tahtasına alındılar.

12 Eylül de Maraş, cuntanın bütün çirkefliğine ve işkencelerine tanıklık etti. Sonrasında devlet güdümlü göç poitikaları işle alan boşaltıldı. Termik santraller ve çimento Fabrikaları ile de yaşanmaz hale getirilmek istenen coğrafyaya şimdi İŞİD kampı kurularak tamamen yok etme politikası uygulanmak isteniyor.

Maraş’ta yaşanan;  etnik katliam, kültürel asimilasyon, ekolojik tahribat ve dokuyu bozma biçiminde ele alınıp, bir bütün olarak jenosit ve ekosit  olarak değerlendirilmelidir

Ekolojik duyarlılık ile siyasal mücadele birbirinden ayrıştırılamaz. İkisi birbirini tamamlayan asıl ögelerdir. Çünkü iktidar da savaş ve ticareti, ekonomi ile imansızlaştırmayı bir birine bağlı ele almakta, bir güvenlik konsepti ortaya çıkarmaktadır. Hırsıza fabrika, fabrikaya sermaye, sermayeye ordu ve sisteme sınırsız dokunulmazlık hedeflemektedir.

Özelde Kürt Alevilerin yaşadığı Maraş, Elbistan, Adıyaman ve Malatya hattı, köy meraları kamulaştırılarak özel sektöre peşkeş çekmek adına soykırım politikaları derinleştirilmektedir. Bölgede son iki yıl içerisinde onlarca büyük projenin yapım ve işletme izinleri çıkmıştır. Bunlar HES’lerden termik santrallere, taş ve kum ocaklarından doğayı acımasızca sömüren değişik fabrikalara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.


Dolayısıyla Terolar bir başlangıç değil, devletin Maraş üzerinde yürüttüğü konseptin bir devamıdır.

Burada karşı çıktığımız nokta; savaştan kaçan mülteciler değildir. Terolar’a mülteciler değil, Cerablus’un da düşmesiyle Türkiye’den başka kaçacak yerleri kalmayacak olan IŞID ve El-Nusra gibi yobazlar yerleştirilecektir. Dolayısıyla Terolar mülteci kampı değil, terörist yetiştiren bir askeri kamp inşa edilecektir. Türk devletinin ve denetimindeki havuz medyasının yalan ve çarpıtmalarına karşı gerçekliği savunmak, direnişte bulunmak, bu noktada bizim için varlık yokluk meselesidir. 


Devlet, Terolarla birlikte hukuk dışı bir süreç başlatmıştır. Dolayısıyla direniş adına salt hukuka sığınarak yasal süreci işletmek, bunun arkasına sığınmak en yanlış şey olacaktır. Çünkü ortada üzerinde inisiyatif geliştirecek bir hukuksal zemin bulunmamaktadır. Hukuksal mücadeleyi önemsemekle birlikte tüm Alevi hattında direnişi örgütlemek önemlidir.


Terolarda ön planda olması gereken çok yönlü direniştir. Bunu yaparken ayrıştırıcı değil birleştirici olacağız. Terolar, kişisel fikir ayrılıklarına, kısır döngü politik çekişmelere kurban edilmeyecek kadar hayati önem taşıyor. Terolar da başarı sağlamaz ve gerekli direnişi sağlayamazsak, demografik yapıyı bozma operasyonları tüm Kürt Alevi bölgelerine, Malatya’dan Sivas’a kadar genişletilecektir.

Her türlü muhalefeti yok edilmesi gereken bir tehlike olarak gören faşizan devlet mantığının hukuksuzluğu, HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda da kendini göstermiştir. Konferansımız siyaseti linç eden ve temeli milliyetçi kirli ittifak olan bu tutumu reddetmekte, mahkûm etmektedir.

Terolarda ön planda olması gereken çok yönlü direniştir. Bunu yaparken ayrıştırıcı değil birleştirici olacağız. Terolar, kişisel fikir ayrılıklarına, kısır döngü politik çekişmelere kurban edilmeyecek kadar hayati önem taşıyor. Terolarda başarı sağlamaz ve gerekli direnişi sağlayamazsak, demografik yapıyı bozma operasyonları tüm Kürt Alevi bölgelerine, Malatya’dan Sivas’a kadar genişletilecektir.

Teroları Sur’dan, Cizre’den ve Kobanê’den ayrı ele alamayız. Suriye’den Kobanê ye, Varto’ya, Terolar’dan Cizre’ye, Sur’ dan Şengal’ e kadar kendini konuşturan aynı gerici ve insanlık dışı zihniyettir. IŞİD ile El Nusra ve Erdoğan diktatoryası aynı kaynaktan beslenmekte, aynı uygulamalara imza atmaktadır. Ortak özellikleri insanlığa düşman olmalarıdır. Terolar ’da yaşanan durum yerele hapsedilmeyecek kadar büyük olan evrensel bir sorundur. Bu temelde Terolar’dan başlayan, Sivas Diviriği, Malatya ve daha farklı Alevi bölgelerinde planlanan bu sistematik işgal politikalarına karşı bütün demokrasi güçlerini direnişe çağırıyoruz…

Kadınlarımızı, gençlerimizi toprağımıza olan aşkımızla selamlıyoruz!

Kendi renkleri, özleri ve itikatlarıyla Terolardaki direnişe öncülük eden, can veren kadınlarımızı da konferans delegeleri olarak selamlıyoruz. Kol kola yürüyen, zulmün önüne oturan ve topraklarınıza bağlılıklarını göstermekten çekinmeyen kadınlarımızın bu mücadelesi önünde saygı ile eğiliyoruz.

Gençlerimizin zulme karşı, sessiz kalmayacaklarını ortaya koyan tavırlarını, nöbetlerini değerli buluyor, selamlıyoruz.

Avrupa’da çok ciddi bir Maraş kitlesi yaşamaktadır. Yapılması gereken ülkeyle ilişkilerin daha fazla geliştirilmesi, yüzünü ülkeye dönmenin ortamının yaratılması, Terolar Direnişinin süreklileştirilmesidir. Çünkü Terolar ilk değil son da olmayacak.

Bu amaçla konferansımız şu hususları karar altına alır:

Örgütleme Alanında;

1- Girişim kendisini Maraşlı köy dernekleri, insiyatifleri ve çevre hareketlerinin üst çatı örgütü, yani Maraş Dernekler Federasyonu olarak örgütler.

2- Girişim kendisini en üstte yönetim olarak örgütler. Bu alta doğru ülke bölge ve dernekler şeklinde yaygınlaşır.

3- Girişime üye olan Köy dernekleri, vakıf ve insiyatifleri kendi belirleyecekleri 1 kişiyi Girişim in yönetimine katarlar.

4- Girişim kendisini daha yaygın örgütlemeli. Her eyalette bir komisyon ve temsilcisi olmalı.

5- Maraş köy listeleri oluşturularak her Köyden en az bir temsilci çıkarmayı hedefler.

6- Girişim kendini ülkede dernek olarak örgütler. Bunun için Narlı, Maraş, Elbistan ve Nurhak da birer Dernek kurmayı hedefler.

Etnik Arındırmaya İlişkin;

1- Girişim Terolar meselesini sadece Pazarcık’ı ilgilendiren bir mesele olarak değil, başta bütün Alevilerin olmak üzere bütün demokrat kamuoyunun sorunu olarak algılar. Bunun için Mücadelenin Terolara sıkıştırılmadan genele yayılmasını hedefler.

2- Türkiye deki bütün demokratik örgütlerin, Alevi kurumların bulundukları yerde eylemlilikler yaparak Terolar ile dayanışmalarını sağlamak.

3- Yurtdışında yaşayan Maraşlılar yönünü Maraş’a dönmeli. Boşalan topraklarımızda hak iddia eden devlet aklına karşı geri dönüşler önemlidir. İzne giden insanlarımız tatilini kendi topraklarında geçirmelidir. 

4- Girişim Maraş katliamını uluslararası alana taşımak için Avrupada parlamentolar düzeyinde de paneller yapmayı, Avrupa Parlamentosunda Maraş katliamı konulu bir konferans yapmayı hedefler.

5- Yukarı Terolar-Çınarlı-Fituşağı arasında yapılmak istenen Organize Sanayi olgusunu etnik arındırmanın bir parçası olarak görüp buna karşı mücadele yürütür.

Çevre Alanında;

1- Türkiye deki Çevre hareketlerini sivil toplum örgütlerini Maraş’a davet etmek

2- Elbistan termik santralleri Türkiye nin gelecek gündemini oluşturacak olgulardır. Girişim bu konu da öncülük vasfını oynamak için çaba sarf eder.

3- Ovama ve Onuruma Dokunma Çevre Hareketini kendi bünyesine katarak bu alandaki çalışmaları Maraş Girişimi olarak yürütür.

4- Devletin Maraş’ı Parselleyip çeşitli Firmalara karşı peşkeş çekmesine karşı halkı bilgilendirerek buna karşı bir direnişi örgütler.

Kültürel alanda;

1- Girişim Maraş’daki ocak, dede vb. leri bir çatı altın da toplamaya çalışır.

2- Girişim Maraş’ın kültürel değerlerini geleneklerine yazınsal ve görsel alana dökmek için çaba sarf eder.

3- Maraş için Kültürel faaliyetler artırılmalı. Arşiv çalışması yapılarak yazınsal alanda teşvik yapılmalı.

4- Avrupa da her yıl değişik bölgelerde olması kaydıyla Kültürel geceler yapmayı hedefler.

5- Ülkede koşullara göre Festival çalışmaları örgütler.



Frankfurt

22.05.2016




Latest articles

MARAŞ DEMOKRATİK DERNEKLER FEDERASYONU

BASINA VE KAMUOYUNA DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK TEMEL ZEMİNİMİZDİR. Biz Maraşlı demokratik dernekler olarak hem yöremiz ve toplumumuz...

NEWROZ PİROZBE!

Bilindiği gibi Newroz, binlerce yıl önce Dehak’ın zulmüne karşı,  Demirci Kawa’nın önderliğinde  gerçekleştirilen büyük bir direnişin ve aynı zamanda, zaferin bayramıdır.  Dehak’ın sınırsız zulmüne başkaldıran...

LEYLA GÜVEN’İN TALEBİ BİZİM DE TALEBİMİZDİR.

DTK eş başkanı ve Hakkâri Milletvekili Leyla Güven, bugün itibarıyla 113 gündür, süresiz- dönüşümsüz açlık grevindedir.  Leyla Güven’in başlattığı açlık grevini, Nasır Yağız, İmam Şiş,...

MUHTAR OLMADAN DA HALKA HİZMET EDEBİLİRİZ.

Bu yerel seçimlerde, herkesin bildiği ve yaşadığı, ama önemine uygun düzeyde konuşulmayan bir durum yaşanmaktadır.  Konu, köylerde yaşanan  muhtarlık seçimleri. Özellikle bizim...

Similar articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Subscribe to our newsletter

Instagram

Download WordPress Themes Free
Download WordPress Themes Free
Free Download WordPress Themes
Download Best WordPress Themes Free Download
free online course
download redmi firmware
Download WordPress Themes Free
free online course